Yoga felsefesi budizme benzer şekilde yaşamın ıstırap dolu olduğuna ve acıdan kaçınmanın mümkün olmadığına ancak zihnimizi dönüştürerek kendimizi acıdan özgürleştirebileceğimizi işaret eder. Yoga felsefesine göre acı kaçınılmaz olsa da acı çekmek insanın kendi seçimidir. Yoga pratikleri de bu amaca hizmet ederek insanın acıdan özgürleşmesi yolunda kullanabileceği farklı araçlar ve teknikler sunar.

Yoganın en temel felsefesi öğretileri zihinsel açıklık, düşüncelerden ve duygulardan ayrışma, spritüel bilgelik ve öz farkındalık gibi temel pratiklerin çevresinde toplanır.

Yoganın nihai hedefi moksha veya samadhi adı verilen sürekli devam eden rafine bir farkındalık halini sürdürmektir. Yoga, gerçek benliği veya en yüksek benliği gerçekleştirmek için gerekli olan zihinsel olgunluğa erişmemizi hedefler. Bu arındırılmış saf bilinç deneyimi bizim gerçek doğamız olarak tanımlanır. Bilinin saflığına erişerek özgürleşmesi durumunda tüm zihinsel ve felsefi yapılar kalıplaşmış inançlar ve egonun savunma mekanizması yıkılır. Özünde yoga felsefesi, kişinin yoga pratiğini derinleştirmesi ve aydınlanmaya ulaşması için gerekli bir araçtır.

 

PATANJELİNİN 8  YOGA SUTRASI

1.YAMALAR OLUMSUZLUKLAR  / KÖTÜ OLANLARDAN ARINMA

Yamalar,çevremizdeki dünyayla etkileşime girerken uyulması gereken 5 etik ilkelerden oluşur: zarar vermemek/şiddetsizlik, verilmeyeni almamak / çalmamak, yalan söylememek / doğruluk, bedensel arzulardan kaçınma / cinsel ahlaksızlık ve kıskanç olmamak.

Ahimsa ( zarar vermemek) : adından da anlaşılacağı gibi çevremizle etkileşimde4 olduğumuz hiçbir canlıya veya nesneye zarar vermemeyi ögütleyen bu prensip nezaketi ve şefkati odağına alıyor. Hiçbir canlının zarar görmemesini öğütleyen bu kural modern yoga uygulamalarında vegan beslenmeye yönelik bir yönerge olarak da yorumlanıyor. Ayrıca insanın kendisine de bilerek ya da bilmeyerek gösterdiği şiddeti de kapsar. İhtiyacından fazla yemek yemek veya vücuduna zehir alması da ahimsa dahilindedir.

Satya (doğruluk) : yalan söylememek ve yaşamın her alanında dürüst olmakla ilgilidir. Bu etik prensibe göre bir olayı abartmadan veya yalansız anlatmak gerekir. Kendimize ve çevremize karşı dürüst olmayı gerektirir. Örneğin insanın ruh hali iyi değilken ve artık bedensel olarak da tepki verirken hiçbir şey olmamış gibi davranması da kendini kandırmasına ve yalan söylemesine girer. Yani satya sadece başkalarına yalan söylemeyi değil kendimize karşı da dürüst olmamızı bekler.

ASTEYA (ÇALMAMAK) : Patanjelinin yaşadığı dönemlerde bu prensip başka birine ait bir malı bir başkasının habersiz veya rızasız almasına karşın tedbir niteliğindeydi. Ancak günümüzde fikri mülkiyetten diğer insanların sosyal medyada paylaştığı gerçekçi olmayan yaşamlara kadar, bize ait olmayan her şeyden uzaklaşmamızı temsil eden bu prensip özgün ve otantik bir yaşam sürmenin acıdan özgürleşme yolunda atılabilecek en önemli prensiplerden olduğunu söylüyor.

BRAHMACHARYA (BEDENSEL ZEVKLERİ KONTROL ETMEK) :

Pek çok kişi tarafından cinsel ilişkiden uzaklaşmak gibi yorumlansa da brahmacharya aslında bedensel tüm zevklerden uzak durmayı öğütleyen bir prensip. Örneğin partnerimize sadık olmak, aldatmamak veya çocuklara kadınlar5a cinsel istismarda bulunulmaması gibi düşünebiliriz.

APARİGHARA (KISKANMAMAK): Başkalarının sahip olduklarına göz dikmek, kıskançlık, haset ve açgözlülük gibi bizi kendimiz olmaktan ve özgünlüğümüzden alıkoyan tüm davranışlardan uzaklaşmayı öğütlüyor.

2.NİYAMALAR (OLUMLU VE İYİ OLANI GÜÇLENDİRME)

SAUCHA (SAFLIK-ARINMIŞLIK) :Kendimize ve diğerlerine karşı olumsuzluk içeren düşünceleri temizleyebilmek daha saf bir zihinle gerçek benliğimize odaklanmamıza olanak tanır.

SANTOSA (ELİNDE OLANA ŞÜKRETMEK) : Yaşam ne getirirse getirsin şükretmek, elde olanla yetinmek ve kendimizi ve başkalarını olduğu hali ile kabul etmenin gerekliliği olarak bilinir. Daima daha fazlasını istemek statü endişesi ve hırsları taşımak mutlu ve acıdan özgür bir yaşam için gerekli olmadığını anlayabilmek çaba gerektiren bir tutum. Var olmanın tek yolu sürekli şikâyet etmek ve sürekli memnuniyetsizlik olmadığını öğütleyen santosa hayatımızda hali hazırdan var olan şeylere şükrederek yaşamı sürdürmenin daha iyi hissetmemize yardımcı olabileceğini söylüyor.

TAPAS (DOĞRU ÇABA) : Tapas sözcüğü ısı anlamına geldiği için genelde içimizdeki ateşi körükleyen teşvik edici ve çaba sarf etmemize olanak veren uygulamalar olarak yorumlanıyor. Çağdaş yoga uygulamalarında tapas, yoganın tüm prensiplerini dsiplinli şekilde sürdürmek için kendi kendimizi kontrol etmemizi gerektiren günlük beden pratikleri veya meditasyon uygulamalarıyla gözlemlenebiliyor.

Svadhaya (kişisel gelişim) : Modern yoga uygulamalarında bu prensip yaşamımız boyunca kendimizi geliştirmek adına yaptığımız her şeyi tüm öğrenimlerimizi ve kişisel gelişim yolculuğumuzu kapsıyor.

ISVHARA PRANIDHANA (ADANMIŞLIK) : Bir ustaya bir öğretmene ya da birliğe adanmışlığı temsil eden bu prensip guru öğretmen ilişkisini temsil ediyor. Yoganın prensiplerini uygulamaya ve benliğe doğru yolculuğa çıkmaya kararlı olmayı temsil ediyor.

3. ASANA (YOGA DURUŞLARI)

Fiziksel bedenin enerji bedeni ile olan ilişkisini güçlendirmeye yönelik bedensel hareketler ve duruşlar yoga felsefesinde asana olarak adlandırılıyor. Yoganın 8 basamağını dikkate aldığımızda dış dünyayla ve kendimizle olan ilişkimizi ilk iki basamaktan sonra asanalar zihni sakinleştirmeye ve odağımızı kontrol etmeye yönelik pratikleri uygulamamıza olanak sağlıyor.

4. PRANAYAMA (NEFES KONTROLÜ) : Nefes tekniklerinin ve farklı nefes uygulamalarının tamamının temelinde odağı zihne ve bedene getirmeye yardımcı olan bu nefes döngüsünü istikrarlı bir biçimde sürdürmek yer alır. Bilinçli nefes döngülerinin asanalar sırasında sürdürebilmenin yaşam enerjisinin enerji bedenin tüm noktalarına dengeli şekilde ulaştırılabilmesi için gereklidir.

5. PRATYAHARA (DUYULARIN GERİ ÇEKİLMESİ): bilinci duyusal uyarılmalar aracı ile meşgul eden tüm dikkat dağıtıcılardan arındırmak meditasyon ve farkındalık için yapılan son fiziksel hazırlıktır. Kısaca duyuların zevk alma halinden özgürleşmesidir.

6. DHARANA (ODAKLANMA) : Dharana acıdan özgürleşme için içsel yolculuğun ilk aşamasıdır. Meditasyon pratiğinin başlangıcı için uygulayıcıların tüm dikkatini nefes beden veya zihindeki bir görüntüye odaklanmalarına olanak sağlar.

7.DHYANA (MEDİTASYON): bu basamakta uygulayıcı,  çevresel tüm diğer uyaranları geride bırakarak dikkatini tek bir şeyin üstüne odaklayarak yapar. Meditatif yöntemlerde dikkat bilinçli şekilde kontrol edilebildiği sürece herhangi bir şeye odaklayamaya gerek olmadığı söylenir.

8.SAMADHİ ( EVRENLE BÜTÜNLEŞME) : yukarıdaki ilk 6 basamağın kat edilmesinden sonra dyanaya yani meditatif duruma geçildiğinde meditasyon sırasında şimdi ve buradayla yani evrenle bir bütünlük ve birlik hissiyatını oluşabileceğini söyler. Bazı kaynaklarda nirvana olarak söylenen bu durum evrendeki tüm nesnelerle canlılarla ve durumlarla birmiş gibi hissetmeye ve egonun çözülmesini temsil eder.